Arşiv

Archive for the ‘keçe tablo’ Category

>Kasnak Panolarım

15 Ağustos 2010 17 yorum

>

Bir önceki önizlemenin gerçek hali.

       Bu kumaşı yastık kılıfı olarak almıştım. Yastık kılıfı olduğu için değil, desenlere bayıldığım için aldım. Yastığı küçültür kırlent olarak mutfakta kullanırım diye düşündüm. O görünümde olacak şekilde, olması gereken yere koydum ama beğenmedim. Desenleri keser aplike yaprım, dedim. Sonra aklıma kasnak pano yapmak geldi. Fakat kasnağım yoktu. Malum sıcaklardan evden dışarı çıkmak ta istemiyorum. Yelda’nın yönlendirmesiyle bu adresi buldum. Gerçekten sloganları gibi, oturduğunuz yerden alabileceğiniz birçok tuhafiye malzemesi bulunuyor. Sipariş verdikten 2 gün sonra istediklerim elimdeydi. Kasnak dışında ihtiyacım olan başka malzemeler de aldım. Fiyatlar da çok uygun. Bindallı.com’u şiddetle tavsiye ederim.
       Önce kasnakları beyaza ya da ceviz rengine boyarım diye düşündüm. Sonra bu halleri de hoşuma gitti vazgeçtim. Duvara bu kadar çok delik açmak istemedim, uhu patafixle sabitledim. Çok sevdiğim ve kullandığım bir ürün. Klimanın kumanda koyma aparatını bile matkap yerine bugün onunla duvara sabitledim.

Ahşap cupcakeli saati yaza girerken Mudo’dan almıştım.

>Keçe Tablom – Türkan Şoray :P

27 Eylül 2009 27 yorum

>

En sevdiğim tablom. İlham kaynağım Cemil İpekçi. Onun çizimlerindeki kadınlar fazla erkeksiydi. Ben çizdiğim eskizde hatları biraz daha yumuşattım. :)

Arka fonu ben de dolu dolu çalışmak istedim fakat bu sefer kadın figürü gölgede kaldı. Keçenin boyutlu oluşu arka fonda hangi kumaşları kullandıysam çok karmaşa yarattı. En sonunda çerçevecimin de katkısıyla, kadife fon ve paspartuyla olayı tamamladık.

Aşağıdaki resim idolüm Cemil İpekçi’ ye ait. Onun altındaki eskizi ben ondan esinlenerek çizdim.
Diğer resimleri için buraya tıklayabilirsiniz.

Kadın figürünü öyle bir anda yapmadım. Tüm kış boyunca gidip gelip yukarıdaki hale getirdim. Broş olarak yaptığım aşağıdaki çalışmayı sonradan saçına takmaya karar verdim. Küpeleri de o aşamada yaptım. Fona karar verene kadar yaz geldi :)
İlk görenler Türkan Şoray’a benzettiler. Filiz Akın’ı da yap, diye istek geldi :)

>Keçe Tablom- İçimden Geldiği Gibi….

24 Eylül 2009 9 yorum

>

 

Yine geçen kış yaptığım keçe tablolarımdan ikincisi. Birincisi buradaydı.


Çalışırken başlıktaki gibi içimden gelişine göre yaptım. Keçeye el dikişini çok yakıştırıyorum. İlk keçe dikişimi bu dairelerle yaptım hatta. Tablo yapmak niyetiyle başlamamıştım. Yaptığım alıştırmalıkları bu şekilde değerlendirmiş oldum.
Sonrası zaten iğne yastıklarımı yaparken yeterince el dikişi çalıştım. Bıktım mı? Hayır bıkmadım :)
Bunu da diğerleriyle birlikte daha geçenlerde çerçeveciden aldım. Tüm çerçeveleri aynı model ve renk seçtim.
Özellikle camla kapatmadım. Keçenin dokusunu hissetmek ve hissettirmek istedim. Zaten hemen hergün toz alan, gün aşırı ev süpüren bir tipim. Korumanın zor olmayacağını düşündüm.

>Keçe Tablom-Kuşlar…

17 Eylül 2009 16 yorum

>

Geçen kış yaptığım keçe tablolarımı çerçeveciye götürmek ve almak yaklaşık bir yılımı aldı. İnat ettim, çerçeveletmeden göstertmedim işte :) Fakat çerçevecimle iyi anlaştık. İşinin ehli bir adamdı. Çok ta temizişçilik yapmış. Paspartuyu kadife seçtim, keçeye çok yakıştı.
Tıklayın büyüsün bu arada…

Kahverengi keçeyi kuş şeklinde oyarak kestikten sonra battaniye nakışıyla kontur geçtim. Alt kısma siyah kumaş monte ettim. Diğer süslemeleri dışa doğru boyutlu çalıştım. Derinliği ve yüksekliği olan bu sanat eseri :) çıktı ortaya. Kendimden korktum o an :)

En sevmediğim renklerle çalıştım. Turuncuyu özellikle hiç sevmem. Keçe çalışmaya yeni başlamış olmam sebebiyle elimde kısıtlı malzeme vardı. Fakat bitince sevdim, yerine de çok yakıştı. Keçelerim %100 doğal keçe ve doğal olarak oldukça kalındı, ütüyle incelttim. Çıkan kokuyu hatırladıka içim fena oluyor.

Bloggerdaki sorun tam anlamıyla çözülmediği için post yazasım gelmiyor. Sırada 2 tablom daha var. Biri soyut,diğeri de blogun solunda Türk Kadın Blog Yazarları gadgetimdeki avatarım, nam-ı diğer Türkan Şoray. Duruma göre önümüzdeki günlerde onları yazarım.

Yarın sabah Naz bana geliyor. Bakıcısı memleketine gitmiş. Yarın çocuklu bir kadınım. Bu akşamdan yarınki işlerimi ayarladım. Gündüz olan kuaför randevumu da geceye aldım. Ramazanda gündüz kuaför çekilmiyor zaten.

Böreklerim pişti. Mutfaktan güzel kokular geliyor. Sahurda kol böreği var, tabii kedi gibi bekleyen aile efradından sahura kalır mı bilinmez…

Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.